Uluslararası ilişkiler alanında dünyanın en saygın dergilerinden biri olan Foreign Policy, 'yaşayan en büyük 100 entellektüel' listesini açıkladı.
Zirveye çıkan isimler arasında Fethullah Gülen ve Orhan Pamuk da var. Titiz bir çalışmanın ardından belirlenen listede İtalyan yazar Umberto Eco, Amerikalı aydın Noam Chomsky, Alman filozof Jürgen Habermas, gazeteci Fareed Zakaria, iktisatçı Muhammed Yunus ve tarihçi Bernard Lewis gibi ünlü isimler yer alıyor. Adayları seçerken kullandığı kriteri, "Alanlarında müstesna konuma sahip olup, kendi ülkelerinin sınırlarını aşarak daha geniş alanda tartışmayı etkileme kabiliyeti göstermek." şeklinde özetleyen dergi, sıralamayı ise okurlara yaptıracak. Bunun için internet sitesinde bir anket başlatıldı. www.foreignpolicy.com adresini ziyaret edenler, 100 entelektüel arasından tercih ettikleri 5 kişiye oy verebiliyor.
Foreign Policy, yaşayan en büyük 100 entelektüeli İngiltere'de çıkan Prospect dergisi ile ortaklaşa belirledi. Derginin hazırladığı entelektüeller listesinin dini liderler kategorisinde Fethullah Gülen'in yanı sıra Papa 16. Benedict, İslam âlimi Tarık Ramazan ve Yusuf el-Kardavi bulunuyor. Listede yer alan 2 çevreci, 4 din adamı, 6 aktivist, 6 tarihçi, 6 lider, 8 sanatçı ve roman yazarı, 8 gazeteci, 8 bilim adamı, 8 filozof, 11 ekonomist ve 17 siyaset bilimcisinden bazıları şunlar: "Sosyolog Slavoj Zizek, iktisatçı Muhammed Yunus, Nobel Barış ödüllü ABD eski Başkan Yardımcısı Al Gore, tarihçi Bernard Lewis, İngiliz yazar Christopher Hitchens, Çek devlet adamı Vaclav Havel, New York Times yazarı Thomas Friedman, siyasal bilimci Francis Fukuyama, Irak'taki Amerikan güçlerinin komutanı General David Petraeus, Nobel Barış ödülü sahibi İranlı aktivist Şirin Ebadi ve Rus satranççı Garry Kasparov." Derginin editörleri, listeyi ortaya çıkarırken kullandıkları kriterleri de şöyle açıklıyor: "Bu listedeki bay ve bayanlar dünyadaki en girift düşünürlerden bazıları olmakla beraber, listeyi hazırlarken kullandığımız kriterler bundan daha basit olmazdı: Adaylar yaşıyor ve halen kamusal hayatta faaliyet gösteriyor olmalı. Alanlarında müstesna konuma sahip olup, aynı zamanda kendi ülkelerinin de sınırlarını sıkça aşarak daha geniş alanda tartışmayı etkileme kabiliyeti göstermeli." Listenin üçte ikisini Amerikalı ve Avrupalı entelektüeller oluşturuyor. Türkiye'nin de içinde değerlendirildiği Ortadoğu'dan 11 isim yer alıyor. 100 entelektüel isim arasından ilk 20'yi belirlemek için bir anket de düzenleyen dergiye www.foreignpolicy.com adresinden ulaşılabiliyor.
Dünya'nın En Büyük Donanması
Osmanlı Devleti'nin birçok liman şehrinde tersanesi vardı. Ama en büyüğü olan ve şöhreti dünyayı kaplayan Haliç üzerindeki İstanbul Tersanesi'ydi. Bu tersanenin dünyada eşi yoktu. Hiç bir tersane burası kadar gemi kızaklayamaz, işçi çalıştıramazdı. Akla gelebilecek her türlü sanat erbabı mevcuttu. İşçilerin çoğu hristiyan esirlerdi. Ama bedava değil, ücretle çalıştırılırlardı. Ücretlerini biriktirenler değerlerini öderler, hür olur, memleketlerine dönerlerdi. Ustaların ve mühendislerin hepsi Türk'tü. Tersanede çalışanların sayısı yaklaşık 20.000'di. İstenildiği an, bir yıl içinde, Venedik donanmasının bir eşini inşa etmek ve donatmak mümkündü. Denizci bir ülke olan Venedik bile, Osmanlı Devleti ile barış halinde olduğu zamanlarda bu tersaneye kadırga ısmarlardı. Barbaros'un vekili Hasan Reis'in Cezayir'i almak için gelen Haçlı Kuvvetlerini bozguna uğrattıktan sonra Padişah'a sunulmak üzere gönderdiği hediyeleri getiren leventlerin bir kısmı İstanbul’a ilk kez gelmişlerdi. Çoğu Anadolu’nun küçük köylerinden Cezayir’e gittiklerinden İstanbul’u büyük bir şaşkınlık, heyecan ve hayranlıkla gezmişlerdi. Tersane-i Hümayun’da yaklaşık 20.000 kişinin 100'e yakın gemiyi inşa etmek için hep birlikte karınca gibi çalıştıklarını görünce, hayretlerinden dilleri tutuldu ve bu derece kudretli bir devletin tebası oldukları için Allah’a şükrettiler.
Türk Denizciliği, bu göz kamaştırıcı başarısını; üst düzeydeki denizcilik bilgisine, gemi yapımındaki üstün tekniğine, günümüzde bile hayranlık uyandıran lojistik destek sistemi ve üs zincirine, sahip olduğu mükemmel düzeydeki deniz haritalarına ve en önemlisi tüm bu konuları değerlendirip uygulayabilecek, inançlı ve üstün nitelikte denizciler yetiştirmesine borçludur. Osmanlılar, kadırgaları, barçaları, pergendeleri, baştardeleri ile mavi enginliklerde dolaşan usta denizcileri, ünlü haritacıları, gök bilimcileri ve savaş kahramanları ile tarih yazmış ve dünya denizcilik tarihine tartışmasız olarak damgalarını vurmuşlardır. |